I.
Giriş
Bilgi,
insanlık tarihinin her döneminde kendisine ihtiyaç duyulan
en önemli konulardan biri olmuştur. Yüzyıllar boyunca
gerçek bilgiyi elde etmenin mücadelesi verilmiş ve bu
uğurda çok emek sarf edilmiştir. Tarih öncesinden gönümüze
gelen tabletler, mağara yazıları vb. bilginin elde edilmesi,
muhafazası ve geleceğe aktarılması için gösterilen gayretin
kanıtlarıdır.
Günümüzde
bilgiye ulaşmamızı kolaylaştıracak en önemli araçlardan
biri İnternet’tir. 7’den 70’e her yaş ve yetenekte birçok
insanın günlük hayatında ya zaruri olarak kullandığı
veya kullanımından dolaylı etkilendiği İnternetin bilinçli
ve faydalı bir şekilde kullanılması ülkemiz açısından
geleceğe yönelik iyi bir kazanım olacaktır. Ancak, pek
çok uzman, İnternetin bilinçsiz kullanımının, özellikle
çocuk ve gençler üzerinde zararlı etkileri olduğunu
ve bazı fiziksel, sosyal ve psikolojik sorunlara yol
açtığını belirtmektedir.
Bu nedenle,
insanlık için faydalı olan İnternetin karanlık yüzü
olarak adlandırılan zararlarının iyi bilinmesi ve bu
kapsamda gereken önlemlerin alınması büyük önem arz
etmektedir.
II.
İnternetin Tanımı, Gelişimi Ve Sosyal Hayat Üzerindeki
Etkileri
A.
TANIMI
İnsanın,
bilgiyi saklama, paylaşma ve ona kolayca ulaşma istek
ve ihtiyacından ortaya çıkan İnternet, birçok bilgisayar
sistemini TCP/IP protokolüyle birbirine bağlayan
ve gittikçe büyüyen küresel bir iletişim ağıdır.
B.
DÜNYA VE TÜRKİYEDEKİ GELİŞİMİ
Günlük
hayatta, İnterneti kullanan kişi sayısı her geçen gün
artmaktadır. 1993 yılında, dünya çapında İnternet kullanıcılarının
sayısı 900.000 iken, 2000 yılında bu sayı 304 milyona,
Şubat 2002’de 544.2 milyona, 2004 yılı sonunda 934 milyona
ulaşmıştır. 2005 yılı sonunda dünyadaki İnternet kullanıcı
sayısı 1.07 milyara ulaşmış ve 2007’de de 1.35 milyara
ulaşacağı tahmin edilmektedir3.
Türkiye’de
İnternetin yaygınlaşması diğer ülkelerdeki gibi hızlı
gerçekleşmemiştir. Ülkemizde, 1998-2005 yılı arası İnternet
kullanıcısı sayısı Tabloda görüldüğü gibidir4.
Tablo
1 |
1998-2005
Yılları Türkiye İnternet Kullanım Oranları |
|
İnternet
Kullanıcı Sayısı |
|
293
bin |
|
580 bin |
|
1
milyon 785 bin |
|
3 milyon 500
bin |
|
6 milyon 050
bin |
|
7 milyon 500
bin |
|
10 milyon |
|
14 milyon |
Kaynak: www.internethaftasi.org
|
Türkiye’nin
İnternet nüfusu, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında
daha yavaş gelişen bir sektör olduğu görülmektedir.
Bu yavaş gelişmenin arkasındaki sebepler arasında ise
kişisel bilgisayar sayısının azlığı ve gelir seviyesindeki
düşüklük gösterilebilir. Ancak ülkemizde İnternet sektörünün
büyük bir gelişme potansiyeline sahip olmasıyla önümüzdeki
yıllarda İnternet nüfusunda hızlı bir artış beklenmektedir5.
C.
SOSYAL HAYAT ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Günlük
yaşamla ilgili yazılı ve görsel pek çok faaliyeti insanlara
sunan İnternet, gelişmiş ülkelerde toplumsal ve ekonomik
etkinlikler ile bu kapsamdaki örgütlenmeleri ihtiva
eden bir alan olarak kullanılmaktadır. Nitekim, içinde
yaşadığımız yüzyılda, İnternet, ülkelerin, başta gelişmişlik
olmak üzere her alanda dünyadaki konumlarını belirleyen
önemli bir ölçüt haline gelmiştir.
İnsanların
yaşam biçimlerini değiştiren İnternetin sosyal hayat
üzerinde yaptığı olumlu etkilerden birkaçını aşağıdaki
gibi sıralamak mümkündür;
-
İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte e-şehir, e-acil,
e-sağlık, e-sosyal güvenlik, e-eğitim, e-ekonomi,
e-bakanlık gibi doğumdan ölüme kadar olan süreçte
görülen ve insanların temel ihtiyaçlarının İnternet
üzerinden karşılanması
anlamına gelen e-hayat ve çevrimiçi (online) uygulamaları
her geçen gün artmaktadır7.
-
İnternet teknolojilerinin kamu hizmetlerinde kullanılmaya
başlamasıyla birlikte e-devlet kavramı ortaya çıkmış
ve kamu sektörünün işleyiş verimliliği büyük ölçüde
artmıştır8.
-
İnternetle yeni bir eğitim anlayışı ortaya çıkmıştır9.
Bu anlayışa göre geleneksel okur-yazarlık yetersiz
kalmış, “bilgisayar okur-yazarlığı” terimi ortaya
çıkmıştır10.
-
İnternet, iş ve iş gücünün niteliğiyle birlikte
örgütlenme biçimini de etkilemiştir11.
İnternetle coğrafi sınırlar ortadan kalkmış, satıcı
ile alıcının buluşma noktası olan pazarlar farklı
bir boyut kazanmış ve satıcılar tüm dünyayı müşteri
kabul ederek ticari faaliyetlerini İnternet tabanlı
sistemlere kaydırmışlardır.
-
İnternetle elektronik yayıncılık kavramı, basılı
yayıncılık kavramının yerini almış, herkes tarafından
tercih edilen ve kullanılan bir araç haline gelmiştir12.
-
İnternetle, güvenlik birimleri, klasik güvenlik
yaklaşımları yerine, gelişen teknolojileri kullanarak
suçla mücadele etmektedirler. Yerel yönetimlerde
meydana gelebilecek kriz veya afetten (deprem, yangın,
su baskını gibi) en az zarar ve kayıpla çıkmak için
Coğrafi Bilgi Sitemlerini (CBS) etkin bir şekilde
kullanmaktadır.
İnternet
vasıtasıyla, bu ve bunlara benzer pek çok uygulama yapılmakta
ve benzer uygulamaların daha da artacağı beklenmektedir.
III.
İnternet Ortamında Karşılaşılan Tehlike Ve Zararlar
Teknoloji,
bir yandan gelişmişliğin ve çağdaşlaşmanın ölçütü olarak
insan hayatını kolaylaştırarak toplumsal gelişime olumlu
katkılar sağlarken, diğer yandan da İnternetin bilinçsiz
kullanımından kaynaklanan birtakım sorunları ve tehlikeleri
beraberinde getirmektedir.
Bunların
başlıcaları;
-
İnternette, bilişim suçları ve kırıcılık (Hacking)
gibi faaliyetler her geçen gün daha organize bir
yapı olarak artmaktadır.
-
Terör örgütleri interneti; propaganda, eleman kazanma,
eğitim, eylem hazırlıkları, eylem emirlerinin verilmesi
gibi birçok alanda kullanılmaktadır13.
-
İnternet, sapkın inanışlar ya da ilişkiler (Satanizm,
UFO tarikatı, moon tarikatı, ateşe tapma, eş değiştirme
“Swingers”, ensest ilişkiler gibi) olarak nitelendirilen
faaliyetlerin yaygınlaşmasında önemli bir rol oynamaktadır.
-
İnternet yaygınlaşmadan önce lokal bazda çok nadir
görülen çocuk pornografisi, İnternetin yaygınlaşmasıyla
dünyanın her tarafına yayılmıştır15.
-
Pek çok genç ve çocuğun ilk defa duyduğu ve anlamını
bile bilmediği uyuşturucu maddeler ve kullanma yöntemleri,
bazı İnternet sitelerinde detaylı olarak anlatılmaktadır.
-
Kumar ve bahis oyunlarının İnternete taşınmasıyla
kumar tutkunlarına zahmetsiz kumar oynama imkanı
sunulmuştur. Bunun sonucunda da sayıları her geçen
gün artan “online kumarbaz16”
adı verilen yeni bir bağımlılık türü ortaya çıkmıştır.
-
Irkçılık, etnik ayrım, yabancı ayrımcılığı, cinsiyet
ayrımı gibi pek çok ayrımcılık konu olarak İnternette
işlenmektedir.
-
Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan işkence olayları,
savaş suçlularının infazı veya terör örgütlerince
yapılan infazlar gibi şiddet olaylarının görüntüleri
İnternette kolay bir şekilde yayınlanabilmektedir.
-
Her yaştan insanı cezbeden İnternet sohbetleri,
başta gençler ve çocuklar olmak üzere herkes üzerinde;
her an cinsellikle karşılaşılabilme, küfürlü ve
argo konuşmaların ve yalan söylemenin alışkanlık
haline getirilmesi, Türkçe’nin yozlaşması gibi psikolojik,
sosyolojik ve fiziksel açılardan olumsuz etkilerde
bulunmaktadır.
-
Bilgisayar oyunları içerisinde en tehlikeli oyunlar
olarak kabul edilen, filmlerde olduğu gibi insanın
akıl, şehvet ve öfke duygusuna hitap eden, oyunlar
genç ve çocuklarda psikolojik sorunlar meydana getirmektedir.
Uzmanlar, saatlerce bu tip oyunları oynayan çocuk
ve gençlerin, beyin hücrelerinin aşırı radyasyona
maruz kalarak tahrip olduğunu, zihinsel, ruhsal
ve bedensel hayatlarının da alt-üst olup stres,
saldırganlık, sürekli endişe, korku ve gerginlik
hali (anksiyete)17 , içine
kapanıklık ve anti sosyal davranışlar, şiddeti içselleştirme,
hayatı boyunca hep ‘kötü olan ötekileri’ bulma ve
onları ‘yok etme’ güdüsüyle hareket edebileceği
konusuna dikkat çekmektedir.
-
Türkiye’de yaklaşık 18.000 İnternet kafenin bulunduğu18
ve bunların pek çoğunun hiçbir esas ve usule uygun
olmadan, özellikle sokak aralarında kaçak olarak
kurulduğu ve insan sağlığını olumsuz yönde etkilediği
özellikle aileleri endişelendirmektedir. Ayrıca,
genç ve çocuklar İnternet kafelerden; argo ve küfürlü
konuşma, sigara, alkol ve diğer bağımlılık yapıcı
maddelere alışma, zamanından önce cinsellikle tanışma,
oynanan oyunlarla şiddete karşı duyarsız olma, İnternet
sayfaları çökerten kırıcı (hacker) grupları ve banka
hesaplarından hırsızlık (dijital para transferi)
yapan sanal çetelere dahil olma gibi olumsuzluklarla
karşılaşmaktadır.
-
İnternet hastalığı olarak da adlandırılan İnternet
bağımlılığı, başta genç ve çocuklar olmak üzere
herkes için büyük risk oluşturmaktadır19.
-
Uzmanlar, bilgisayarın insan vücuduna fiziksel ve
psikolojik ne tür olumsuz etkiler yaptığının halen
araştırma konusu olduğunu belirtmekle birlikte,
uzun süre bilgisayar karşısında zaman geçiren insanlarda
böbrek üstü bezlerinin aşırı çalışmasına, bununda
insanda baş ağrısı, sağlıklı düşünememe, olayları
kavrayamama gibi çeşitli sorunlar meydana getirdiğini
belirtmektedir20. Ayrıca,
bilgisayar başında fazla vakit geçirmenin, genç
ve çocuklarda hızlı kilo kayıplarının yaşanmasına
veya aşırı kilo alma sonucu obezliğin görülmesine
etki ettiği görüşleri de dile getirilmektedir.
gibi
başlıklar altında sıralamak mümkündür.
IV.
Sonuç Ve Öneriler
Ülkemizde
sosyal hayatı etkilemeye başlayan İnternetin, başta
çocuklar ve gençler olmak üzere nüfusun büyük çoğunluğunu
etkisi altına aldığı görülmektedir. Aileler, genç ve
çocuklarının daha iyi yetişmesi adına bilgisayar ve
İnternet kullanımını eğitim amaçlı olarak desteklemektedir.
Fakat, ailelerin bir çoğunun kontrolsüz bilgisayar ve
İnternet kullanımı konusunda yeterince bilinçli olmadıkları
görülmektedir.
Bilgi
teknolojilerini doğru kullanmaya henüz hazır olmayan
çocuklar, karşılaştıkları karmaşık bilgileri nasıl değerlendireceklerini
bilememektedir. Bu durum onların duygu, bilinç ve davranış
düzeyinde olumsuz etkiler yapmaktadır. Dolayısıyla bu
konuda ailenin denetimi ve takibi çok önemli bir husus
olarak görülmektedir.
Bu nedenle,
sorunun bir bütün olarak ele alınması, analiz edilmesi
ve toplumun geleceği adına sosyal bir çöküntünün yaşanmaması
için etkin tedbirler alınması büyük önem arzetmektedir.
Bu
kapsamda devlet olarak;
-
Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı Hayata Geçirilmelidir.
-
Çocukların İnterneti Doğru Kullanmasına Yönelik
Düzenlemeler Yapılmalıdır.
-
Aile ve Çocuklara Yönelik İnternet Paketleri Hazırlanmalı
ve Yaygınlaştırılmalıdır.
-
Toplum Destekli Mücadele Anlayışı Benimsenmelidir.
-
İnternet ve Tehlikeleri Konusunda Gençler Eğitilmeli
ve Bilinçlendirilmelidir.
-
İnternet Etiği Oluşturulmalıdır.
-
Güvenli İnternet Sayfası (Bandrollü Web Sayfası)
Uygulamasına Başlanmalıdır.
-
İnternet Kafeleri Faydalı Mekanlara Dönüştürecek
Düzenlemeler ve Denetimler Yapılmalıdır.
-
Kurallara Uygun Çalışan ve Faydalı Görülen İnternet
Kafeler Ödüllendirilmelidir.
Aile
ve toplum olarak ise;
-
Ebeveynler çocuklarına bilgisayar ve İnternet erişimi
satın aldıklarında görevlerinin bittiğini düşünmemeli,
İnternette meydana gelen tehlikelerden korumak için
İnternet ve bilgisayar kullanımını en azından “ev
içi denetleme” yapabilecek seviyede öğrenmeleri
gerekmektedir.
-
Çocukların, Bilgisayar ve İnternet ile hangi yaşta
tanışmaları gerektiği ve hangi program ve oyunların
çocuklarının gelişimine olumlu etki yaptığını araştırılmalı
ve buna göre davranılmalıdır.
-
İnternet kültürünün, öz kültür ve değerlerin önüne
geçmesine izin verilmemelidir.
-
Çocuğun tüm uğraşı sadece bilgisayar ve İnternet
olmamalıdır. Anne ve baba çocuğuna, küçük yaşlardan
itibaren iyi bir boş zaman faaliyeti vermelidir.
Bu tür uğraşlar, pek çok psikolojik sıkıntıya karşı
koruyucu bir kalkan olacaktır21.
-
Sanal ortamın, doğal ortamın sınırlarını geçmemesine
dikkat edilmelidir. Çocukların arkadaşlarıyla özellikle
doğal yollardan görüşmelere yönlendirilmeli, onlara
bu konuda yeni imkanlar sağlanmalıdır.
-
Sanal kütüphaneler kullanılırken gerçek kütüphaneler
rafa kaldırılmamalı ve kitap okuma alışkanlıkları
kaybedilmemelidir.
-
Ebeveynler, bilgisayar oyunlarını; çocuğun evde
yaramazlık yapmaması, kendilerini rahatsız etmemesi
ve onları oyalaması için gerekli bir araç olarak
görmemelidir. Bir başka ifadeyle, bilgisayar oyunları
çocuk bakıcısı değildir.
-
Zaman zaman çocuklarıyla bilgisayar oyunlarını birlikte
oynamalıdır22.
-
Oynanan oyunların, üstün ve zayıf yanlarını aile
içerisinde tartışmalı, eksik yönlerini eleştirmeli,
çocuklara kişilik katkılarının olup olmadığını değerlendirmelidir23.
-
Oyun zamanlarını belirlemeli ve çocukların bu sürelere
uymasını sağlamalıdır.
-
İnternet kafede oynanacak oyunlarda çocuklarına
nezaret etmelidir.
-
Çocuklarına İnternette vakit geçirme ve İnternet
kafe ziyaretlerini azaltma konusunda katı kısıtlamalar
ve cezalar vermek yerine onlarla karşılıklı konuşmayı
ve ikna yolunu seçmelidir24.
-
Çocuklarını pornografik içerikli veya kumar oynanan
İnternet sitelerini ziyaret ederken görürlerse,
onları azarlamamalı, yaptığının yanlış olduğu ve
kendisine zarar vereceği yönünde karşılıklı olarak
konuşmalıdır25.
-
İnternet kafe konusunda çocuklarını sıkı bir şekilde
takip etmeli, onlardan buralarda karşılaştıkları
olumsuzlukları (sağlık şartları, fiziki şartlar
gibi) kendilerine hemen bildirmelerini sağlamalı
ve bu olumsuzluklar ilgili resmi makamlara bildirilmelidir.
Sonuç olarak;
Çağdaş
uygarlık seviyesini yakalama hedefi, Türk toplumunun
bütün fertleriyle arzuladığı bir husustur. 21. yüzyılda
yükselen değer bilgidir. Bilgiyi elinde tutan, gücü
de elinde tutmuş olacaktır. Bu nedenle, çağdaş uygarlık
seviyesini yakalama, bilgi toplumu olmaktan geçmektedir.
Bu kapsamda,
gençlerin, teknolojinin içinde barındırdığı tehlikelere
ve bağımlılıklara sapmadan yaşamlarının bir bölümünü,
teknolojik gelişmelerin takibine ve uygulanmasına harcamaları,
gelecekte karar verme kademelerinde bulunacak kişilerin
daha nitelikli, gelişme ve yeniliklere açık bir kişiliğe
sahip olmalarını sağlayacaktır. Bu da beraberinde, her
konuda fikir üretebilmeyi ve gelişmeyi getirecektir.
Türk
toplumunun yeni tanıştığı İnternet ve tanışmasına aracı
olan İnternet kafelerin sayısız faydaları vardır. İnternetin
kısa sürede benimsenmesi bunun bir göstergesidir. Bu
anlamda, bilgi toplumuna doğru yürüyen Türkiye’de, genel
aksaklıkların ve eksikliklerin giderilmesi ve yapılması
gereken işlerin bir an önce yapılması, gençlerin dinamik
ve yaratıcı olan yapısını destekleyecek ve gelişmekte
olan bu yapısını doğru alanlara kanalize etmesine yardımcı
olacaktır.
Bilgi
toplumunun fertleri olacak gençliğin, sanal risklere
karşı tedbirli ve ülkenin ihtiyaçlarının farkında olması,
hem kendi geleceklerinin, hem de topluma olan faydalarının
en üst düzeyde olmasını sağlayacaktır.
KAYNAKÇA
1 KÖKSAL, A.T., OKTAY, D. ve ESER, S., Kim Korkar Bilgisayardan:
İnternet, İstanbul, 1999, s. 15.
2 WINGATE, Philippa, İnternet, (Çev. Selma İKİZ), Tübitak
Yayınları, Ankara, 2001, s. 4.
3 İnternet, www.glreach.com/globstats/, 06.08.2004.
4 İnternet, www.internethaftasi.org.tr/hafta06/docs/turkiye-internet-raporu.pdf,
18.12.2006.
5 İnternet, www.ise.projesi.com/, 06.08.2004.
6 YILDIRIM H., KAPLAN V., ÇAKMAK T. ve ÜSTÜN C.C., Her
Şeyi e-Leştirdik, Ankara, 2003, s. 42.
7 BALCI, Asım, e-Devlet: Kamu Yönetiminde Ynei Perspektifler,
Fırsatlar ve Zorluklar İçinde Kamu Yönetiminde Çağdaş
Yaklaşımlar , Ankara 2003, s. 271.
8 AKBAŞ, D. Mehmet, İnternet İletişimi ve Demokrasi
Üzerindeki Etkileri, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi,
2002, s. 43.
9 AKBAŞ, age, s. 47.
10 İnternet, http://egitim.emo.org.tr/bildiriler/bildiri_110.doc,
08.04.2004.
11 ATEŞ, Hamza, “e-Devletin Kurumsal Temelleri: Eleştirel
Bir Yaklaşım”, Kamu Yönetiminde Kalite 3. Ulusal Kongresi
, Birinci Baskı, TODAİE Yayını, Ankara 2003, s. 489.
12 “Okur Artık Sanal Kitapçıya Gidiyor”, Zaman , 10.07.2005.
13 ÖZCAN, Mehmet, “Siber Terörizm”, 1. Polis Bilşim
Sempozyumu, Bildiriler, 21-22.10.2003, s. 173.
14 “Eş Değiştirme”, Sabah, 12.09.2004.
15 İnternet, www.interpol.int/Public/Children/SexualAbuse/NationalLaws/Default.asp,
12.12.2004.
16 İnternet, http://arsiv.hurriyetim.com.tr/tekno/turk/99/12/19/İnternet/01int.htm,
23.03.2004.
17 KOZACIOĞLU, Gülsen, Çocukların Anksiyete Düzeyleri
ile Annelerin Tutumları Arasındaki İlişki, İstanbul
Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları No:3394, İstanbul,
1986, s. 5.
18 KÖKEN, Fatih, “Faydalı İnternetin Zararları”, Zaman-Cumartesi,
20.05.2006.
19 İnternet, www.hipokrat.org/hnet/genel/intsaglik/intbagimliligi.html,
09.04.2004.
20 YURTSEVER, Ayşe, “Neden Chat Yapıyoruz”, Bilim ve
Ütopya Dergisi, Sayı: 80, 2001, s. 62.
21 ÇAKMAKLI, Kemal, Sorunlu Aileler, TC Başbakanlık
Aile Araştırma Kurumu Yayınları, Eğitim Serisi, Yayın
No:47, Ankara, 1997, s. 24.
22 ODABAŞI, H. Ferhan, İnternet ve Çocuk, İstanbul,
2002, s. 39.
23 ODABAŞI, age, s. 39.
24 BRENNER, Mark L., Çocuğa Hayır Demek Çözüm Değil,
(Çev. Rahime DEMİR), İstanbul, 1999, s. 67.
25 BRENNER, age, s. 122.
*
Cem BEYHAN, Emniyet Amiri (İçişleri Bakanlığı Araştırma
ve Etütler Merkezi'nde görev yapıyor.)
|